Yaban Hayatı Ticareti Hayvanlardan İnsanlara Patojen Bulaştırıyor

Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, küresel vahşi hayvan ticaretinin insanlara bulaşan hastalıkların yayılmasını ciddi şekilde artırdığını ortaya koyuyor. Bilim insanları, 40 yıllık yasal ve yasadışı vahşi hayvan ticareti verisini inceleyerek çok çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Öne çıkan bulgular:

  • Ticareti yapılan yabani memeliler, insanlarla hastalık paylaşma açısından diğer türlere göre 1,5 kat daha riskli çıktı.
  • Ticarette yer alan memeli türlerinin %41’i, insanlarla en az bir virüs, bakteri, mantar veya parazit paylaşıyor. Ticarette olmayan türlerde bu oran sadece %6,4.
  • Bir tür, ticarette ne kadar uzun süre kalırsa risk de o kadar artıyor: Ortalama olarak, ticarette geçirilen her 10 yıl için insanlarla paylaşılan bir ek patojen ortaya çıkıyor.
  • Canlı hayvan pazarlarında satılan türler, yalnızca et, kürk veya geleneksel tıp ürünü olarak satılan türlere kıyasla 1,5 kat daha fazla patojen paylaşıyor.
  • Yasadışı ticarete konu olan türlerde de risk daha yüksek: Bu hayvanlar, sadece yasal ticarette bulunan türlere göre yaklaşık 1,4 kat daha fazla patojen taşıyor.

 

Makalede özellikle insanlara hastalık bulaştırma riski yüksek olan bazı vahşi hayvan gruplarından ve geçmişte salgınlarla ilişkilendirilen örneklerden bahsediliyor. Öne çıkan hayvanlar:

 

Bat (yarasalar)

Araştırmada en dikkat çekilen gruplardan biri. Çünkü çok sayıda virüs taşıyabiliyorlar ve geçmişte SARS, COVID-19 ile ilişkili koronavirüsler ve Ebola benzeri virüsler gibi salgınlarla bağlantılı oldukları düşünülüyor.

 

Primate (primatlar / maymunlar)

İnsanlara biyolojik olarak yakın oldukları için patojen paylaşma riski çok yüksek. Özellikle HIV’in kökeninin Afrika’daki primat ticareti ve avcılığıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor.

 

Rodent (kemirgenler)

Çok yoğun şekilde ticareti yapılan ve canlı pazarlarda bulunan türler arasında. Çeşitli bakteri ve virüslerin taşıyıcısı olabiliyorlar.

 

Pangolin (pangolinler)

COVID-19’un ilk dönemlerinde ara taşıyıcı olabilecek türlerden biri olarak tartışılmıştı. Makale, pangolinlerin yasadışı ticarette çok yoğun yer aldığını vurguluyor.

 

Non-human ape gibi büyük maymunlar

Hem avcılık hem canlı ticaret nedeniyle yüksek riskli kabul ediliyor.

Riskler sadece hayvanın kendisinden değil, insanların onlarla kurduğu yoğun temastan kaynaklanıyor. Özellikle canlı hayvan pazarları, taşıma süreçleri, farklı türlerin aynı yerde tutulması ile stres ve kötü koşullar virüslerin türler arasında sıçramasını kolaylaştırıyor.

 

Makale ayrıca şu gerçeği vurguluyor: Geçmişteki büyük salgınların bazıları artık yalnızca teorik risk değil, gerçekten yaşanmış örnekler: HIV, SARS, COVID-19, Ebola ve mpox (eski adıyla monkeypox). Bütün bu salgınlar, sayılan eylemlerin bir veya birden fazlasını gerçekleştirilen insanlar nedeniyle ortaya çıktı. Bu nedenle araştırmacılar, vahşi hayvan ticaretini sadece bir doğa koruma sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir küresel halk sağlığı tehdidi olarak değerlendiriyor.

 

Makalenin en çarpıcı sonucu: Sorun yalnızca vahşi hayvan tüketimi değil; avlanma, taşıma, depolama, canlı pazarlarda satış ve evcil hayvan ticareti dahil tüm sistem, hastalıkların türler arasında sıçraması için ideal koşulları yaratıyor.

 

Derleme ve Çeviri: Berna Köse

Kaynak: https://www.science.org/doi/10.1126/science.adw5518