Hormonları anlamak; süt ürünlerinde hormon

Hormon, vücudun ürettiği ve hücrelerle organların işlevlerini kontrol eden doğal bir kimyasal maddedir. Örneğin insülin pankreasınızda üretilir, kan şekerinizi kontrol altında tutmak için kaslarınıza ve karaciğerinize gider. Benzer bir şekilde, böbreklerinizin üzerindeki böbreküstü bezleri de (aynı zamanda adrenalin adı verilen) epinefrin üretir. Epinefrin gerektiği durumlarda tehlikeden kaçmak için ya da kavga etmek üzere sizi hazırlamak için kalp atışlarınızı hızlandırır, gözbebeklerinizi büyütür, kan şekerinizi yükseltir. Hormonlar, hücrelere ve organlara ne yapılması gerektiğini söyleyen kimyasal ulaklardır.

Östrojenler, vücut gelişiminden ve regl döngüsünde ortaya çıkan pek çok değişiklikten sorumludur. Kan dolaşımında küçük miktarlarda östrojen bulunması elbette normaldir. Ancak göreceğimiz gibi, yemek seçimleri vücudunuzdaki östrojen miktarını etkileyebilir, kan dolaşımında fazla östrojen bulunması da hormonlar ilaç olarak kullanıldığında tehlike yaratabilir. Kadın Sağlığı Girişimi adı verilen devlet destekli geniş bir sağlık araştırmasında, hormon replasman tedavisi uygulanan kadınların, hormon almayan kadınlara göre meme kanserine yakalanma oranlarının daha fazla olduğu bulundu. (Yaklaşık yüzde 24 oranında daha fazla)(1)

Sıcak basması ve diğer menopoz belirtileri için yaygın olarak reçete edilen bir hormon olan premarinin içerdiği risklere bakacak olursanız, ilacı üreten şirketin internet sayfasında meme kanseri, inme, kan pıhtısı, kalp krizi ve demansa dair uzun bir uyarı listesi görebilirsiniz.(2) Premarin, inekten değil gebe atların idrarından yapılır ama gebe ineklerin doza bağlı olarak benzer riskler taşıdığını varsayabiliriz. Bu risklerin bazıları on yıllardır biliniyor. Östrojen, 1956’dan itibaren fazla hızlı büyüdüğü düşünülen ergen kız çocuklarının büyümesini yavaşlatmak için kullanılmaya başlanmıştı… Yüksek dozda östrojen büyümeyi durduruyor ama ciddi yan etkilere yol açıyordu; erken ergenlik, kilo alma, kısırlık, kan pıhtıları, karaciğer sorunları ve hormon kaynaklı kanserler…

Dişilik hormonları bir erkeğin vücudunda da kötü sonuçlara yol açabilir. Östrojenler, ergen bir kızın memelerinde yağ depolanmasına yol açar, bu süreç kanında çok fazla östrojen bulunan bir erkekte de baş gösterebilir.

SÜT ÜRÜNLERİNDE HORMON

Süt ürünleri, hormon işlevlerini doğrudan ve dolaylı olarak pek çok şekilde etkiler. Östrojenle başlayalım. İnekten gelen ve mısır gevreğinizin üstüne döktüğünüz sütte östrojen bulunur. Süt reklamlarında ya da paketteki etikette görünmezler çünkü Gıda ve İlaç Bakanlığı (Bizdeki Tarım ve Orman bakanlığı olarak düşünebiliriz) süt ve ürünleri üreticilerinin bunları bildirmesini zorunlu tutmuyor. Aşikâr olanı söyleyelim, östrojenler şuradan gelir: Çoğu inek (insan) kadınların ürettiğinden fazla süt üretmez. Sadece gebe olduklarında süt üretirler. Bu nedenle çiftçiler ineklerin her yıl gebe kalmasını sağlar. Kulağa şaşırtıcı gelebilir ama satın aldığınız süt ürünlerindeki sütün büyük kısmı gebe ineklerden gelir. Yani bir bardak süt içtiğinizde, bir kâse dondurma yediğinizde ya da biraz peynir kemirdiğinizde, gebelik sırasında yoğunlaşan hormonlardan az miktarda da olsa alıyorsunuz.

Penn State Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, inek sütü örneklerindeki östrojenleri inceledi. İncelenen hormonlar arasında östron, östron sülfat ve östradiyol vardı.(3)

Gebeliğin başlangıcında sütteki hormon miktarı düşüktür ama aylar ilerledikçe hızla yükselir. Penn State araştırmacıları gebelik boyunca sütteki östradiyol miktarının 17 kat, östron miktarının da 45 kat arttığını belirledi. Fark o kadar yüksek ki bir laboratuvarın bir kova sütün gebeliğinin ileri aylarındaki bir inekten gelip gelmediğini söylemesi çok kolay. Mandıralar ve peynir üreticileri bu hormonları sütten çıkarmak için hiçbir şey yapmıyor ve hormonlar süt ve süt ürünleri aracılığıyla vücudunuza giriyor.

SIĞIR BÜYÜME HORMONU

Çiftçilerin süt üretimini artırmak için sığırlara bazen bovin büyüme hormonu enjekte ettiğini muhtemelen duymuşsunuzdur. Rekombinant bovin somatotropin adı da verilen bu hormon, Monsanto’nun 1994’te piyasaya sürdüğü genetik olarak ıslah edilmiş bir üründür. Kullanılma gerekçesi, ineklerin süt üretiminin 70 günlük süt verme döneminin ardından zirveye çıkıp ondan sonra kısmen memelerindeki süt üreten hücre sayısındaki düşüş dolayısıyla yavaş yavaş azalmasıdır. Sığır büyüme hormonu, söz konusu süt üreten hücrelerin daha büyük kısmını işlevsel halde tutar ve besinleri süt üretimine yöneltir.

Sporcuların yasadışı olarak kullandığı büyüme hormonunun yan etkileri vardır ve bu yan etkiler inekler için de geçerlidir. 487 ineği kapsayan sekiz ayrı Monsanto çalışmasında, hayvanlara enjekte edilen büyüme hormonu, mastit (meme iltihabı) oranını yüzde 50 artırdı bu da inekler için çeşitli sağlık sorunlarını ve antibiyotik tedavisini beraberinde getirdi. Onaylı bir takip programı 28 sürüyü gözledi ve sonuçta hormon verilen inekler arasında mastitin yüzde 32 arttığını buldu. Hormon enjeksiyonunun yol açtığı mastitin tedavisi zordur ve rasgele ortaya çıkan mastite göre daha fazla antibiyotik kullanılmasını gerektirir.(4)

Sağlıkla ilgili bu ve benzeri endişeler dolayısıyla sığır büyüme hormonu Kanada’da, Avrupa Birliği’nde, Avusturalya’da, Yeni Zelanda’da, Japonya’da ve İsrail’de yasaklanmıştır ancak pek çok Amerikan çiftliği bu hormonu hala kullanıyor.

Söylemeye gerek yok, pek çok müşteri hormon enjekte edilmiş ineklerden gelen sütü içmeye pek hevesli değildir ve bazı süt ürünleri şirketlerinin bu enjeksiyonlara karşı politikaları vardır. Bazı eyaletler bu üreticilerin sütleri ”hormonsuz” olarak etiketlemesini yasaklamıştır. Gerçekse bütün sütlerin içinde hormon olduğu yönündedir.

Süt içiyor ya da peynir yiyorsanız ineğin hormonlarını yutuyorsunuz. Tabii ayrıca insanlar hormon verilen ineklerle ilgili gerçekleri bilselerdi söz konusu ürünü satın alamayabilirlerdi.

Dr.Neal D. Barnard .,’The Cheese Trap’- How Breaking a Suprising Addiction Will Help You Lose Weigth, Gain Energy, and Get Healty., Chapter 4., -ss.76-79.

(1) Manson JE ,Chelebowski RT, Stefanick ML , ve diğerleri."Menopasual hormone therapy and healt outcomes during the intervention and extended post-stopping phases of the Women's Healt Initiative randomized trials." JAMA içinde ,2013;310(13):1353-68.

(2) Premarin ana sayfa. internet :https://www.permarin.com . Erişim: 30 kasım 2015

(3) Pape-Zambito DA , Magliaro AL ,Ott TL ,Roberts RF ,Kensinger RS.”Beta-estradil and estrone concentrations in milk and milk fractions.” J Acad Nutr.Diet içinde,2012;112(7):1088-93.

(4) Hansen M, Halloran JM, Groth E ,Lefferts LY.”Potential public health impacts of the use of recombinant bovine somatotropin in dairy production.” Tüketici Birliği,Eylül 1997.İnternet: http://consumersunion.org/news/potential-public-health-impacts-of-the-use-of-recombinant-bovine-somatotropin-in-dairy-production-part-1/. Erişim:29 Mart 2016

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: